18 Kas 2011

Nazar Profiterol

Profiterol sevip de, Kurtuluş‘taki Nazar Pastanesini tanımayan yoktur herhalde. Bu yüzden bu yazıyı cool huntermışcasına, ben keşfetmişimcesine yazmayacağım. Çünkü Nazar’a ayıp etmiş olurum, zira onlar bu konuda bir ekoldur. 

Milör de vaktinde programında Nazar’ın profiterollerine yer vermişti:


Yazmamın sebebi şu: Nazar’a son uğradığımda, sadece kendime değil, hediyelik de profiterol almak üzere dükkâna girmiştim. Pastane sahibi Bahattin Bey’e, profiterollerin kaç gün taze kalacağını sorduğumda, aynı gün içinde tüketilmesini önerdiğini söyledi. Hediyeyi ancak bir, iki gün sonra verebileceğimi açıkladığımda, bana karşı çıktı. ‘’Ben bunu istemiyorum. Yarın tekrar gelip tazesini alın, veya sipariş verirseniz biz evinize göndeririz’’ dedi. Satmadı bana yani profiterolleri. 

Ben bayıldım bu tavra. Bahattin Bey o kadar sahipleniyor ki işini, o kadar güveniyor ki zanaatına, o kadar koşullanmış ki sadece en iyisini yaratmaya ve satmaya – para kazanıp, birilerinin bayat profiterol yemesi yerine, satış yapmamayı tercih ediyor.

Ben de hayatta (ve özellikle iş hayatında) bu kadar prensip sahibi, bu kadar şahsiyetli olabilmek isterdim (bu lafı da – ‘’şahsiyetli’’ – sevgili anotherstar’dan çaldım, beni hoş görsün). Bahattin Bey benim için artık sadece dünyadaki en güzel profiterolu yapan kişi değil (o çikolata sosu beni deli ediyor, ben hayatımda böyle güzel sos yemedim), aynı zamanda örnek insandır da. 

Ben İstanbul’daki bu mahalle yaşamına bayılıyorum. Burada büyüyenler ne kadar şanslı olduklarının farkında bile değiller.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder