28 Ara 2011

Hardal Nişantaşı


Geçenlerde Ş. ile birlikte uzun süredir merak ettiğim Hardal’a gittik (bu arada Asmalımescit’teki değil, Nişantaşı’ndaki şubesinden bahsediyorum).

Kısa süre barda bekletildikten sonra, bahçeye alındık. Yaklaşık 15 dakika boyunca masamıza bakan olmadı. Ancak garsonu kendimiz çağırmamız üzerine menüler önümüze geldi ve sipariş verebildik. Buraya kadar her şey normal, son derece yoğun bir restoran olduğundan, bekleme süresini doğal karşıladık. 

Ama yan masamızda ufak bir kargaşa yaşanıyordu. 45 dakika önce verilen üç kişilik siparişten sadece biri gelmiş, diğerleri ise ‘’Kusura bakmayın, siparişiniz kayıt edilmemiş’’ gibi garip bir bahane ile bekletiliyordu.

Evet, garson hata yapmış olabilir, hepimiz insanız ve o yoğunluk içinde dalgınlık ile siparişi düzgün kaydetmemiş / silmiş olabilir. Ancak Hardal'ın ‘’crisis management’’i beni derin hayal kırıklığına uğrattı. Böyle bir durumda anında yapılması gereken, asıl yemekler gelene kadar peynir tabağı veya benzer hızlı hazırlanacak bir ikram ile masadaki aç insanların karnını bir nebze doyurmak ve gönüllerini hoş tutmak. Garsonun tek yaptığı şey, alınmayan iki siparişi tekrar yazmak oldu. Masadaki üçüncü kişi, yemeğinin soğumaması için, yemeğe yalnız başlamak zorunda kaldı. Bunlar yetmiyormuş gibi, bizim siparişlerimiz, onların ikinci defa veriyor oldukları siparişlerinden daha hızlı geldi. Bu noktada yan masadakilerin sabrı taştı ve yemek yemeden kalkmaya karar verdiler. Garson da hiçbir şey olmamış gibi hesabı getirdi.



Bu olaydan sonra aynı (uğursuz) masaya genç bir kız oturdu, yalnızdı. Beş dakika geçmeden yanında orta yaşlı bir adam belirdi, ancak kısa süre içinde birbirlerini tanımadıkları ortaya çıktı. Kızcağız adamı uyarmasına rağmen, başka bir masaya geçmedi ve kız kendi kalkıp biraz ilerideki masaya oturdu. Bu sırada adam kızın onu göz ardı etmeye çalışmasını kaale almadan hâla kendisine laf atmaya devam ediyordu. En son kız dayanamayıp garsonlardan ‘’yardım’’ isteyince, garsonlar yine de olaya düzgün şekilde el koymadılar ve kız birasını bitiremeyip, hesabı isteyip çıktı.

Tüm bu olaylar yan masamızda yaşanırken, biz yemeklerimizi yemeğe çalışıyorduk. Ş. ev yapımı papardelle, ben ise kuzu pirzola yanında risotto seçtim. Ne yazık ki henüz bu konularda henüz yeterince Vedat Milor değilim, bu yüzden yorumumu çok kısa tutacağım, fakat fiyat-kalite oranı son derece dengesiz, yani Hardal'daki yemekler fiyatlara göre çok vasat. Hatta papardelle birbirine yapışık ve fazla pışmış olduğundan sadece vasat değil, kötüydü. Ayrıca bir ‘’ekmek gurmesi’’ olarak, Hardal’ın ekmeklerinin de inanılmaz derecede başarısız olduğunu söylemeliyim. Kötü servis ve vasat yemek sunan bu mekânın hafta içi bir akşam neden dolup taştığına anlam veremesem de, en azından benim bir daha bu kalabalığa katılmayacağım kesin.

Onun yerine – alışveriş merkezinin içinde olmasına rağmen – City’s deki Cookshop’a gider ve çok daha memnun ayrılırım. Mmm magnolia.


Temel bilgiler :
Atiye Sokak No.7
Nişantaşı
Tel: (0212) 219 73 23-24
www.hardal.com.tr

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder