9 Ara 2011

Who's that girl? It's Jess!


Simdiye dek 8 bolumu yayinlanmis New Girl dizisi, adindan da anlasilacagi gibi, yeni kiz Jess hakkinda. Bu odaklilik, hatta adanmislik, bir bakima iyi; cunku ne diger karakterlerde herhangi bir derinlik var - senaryo cikmaza girerse Jess'in love interest'i olabilecek hisli ama biktirici olcude huysuz barmen, hali vakti yerinde metroseksuel douchebag, pilot bolumdeki Coach'un yerine sirf onun gibi siyah oldugu icin kadroya alindigi hissini uyandiran eski sporcu - ne de zaten Jess rolundeki Zooey Deschanel'in verdigi enerji diger rol arkadaslarinda hissediliyor.

Peki. tum dizinin uzerine kuruldugu Jess nasil ?
(Zooey'nin koca gozleri bir yana) Hipster gorunuslu, ama sanki hipster degil.
Hipster gorunuslu bir nerd gibi, fakat The Big Bang Theory'nin uzayda gecen bilim kurgu dizileri veya ejderhali kart oyunlarina tutkun nerd'leri gibi de degil.
Sanki daha acayip, daha sakar, daha aptal bir nerd bu.
Nerd kavraminin bilinmedigi zamanlardaki saf ama sicak film karakterleri gibi. 50'lerin romantik Amerikan muzikal filmlerinden cikmis; belki o kadar iyimser ki, aptal sanilyor. Sirf bu yuzden, her bolumu mutlu sona baglama istegini, o filmlerde de boylesi dogal olacagi icin kabullendiriyor izleyicisine.

Komedi dizisinin, komik olmak icin insanin icini isitan mutlu bir sona sahip olmasinin sart olmadigini kanitlayan The Office, hala benim favori komedi dizim. Onun aksini gosteren New Girl'u ise, Jess'i oldugu gibi kabul ettigim icin seviyorum. Kusurlari cok, ama tahammul edilmesi bile zor bir dunya rezil komedi dizisinin yapamadigini basariyor : iyi vakit gecirtiyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder