29 Şub 2012

Yaz gelsin

Dün İstanbul’da tekrar kar yağışı başladığından, temaya uygun olarak Palas’ta kafalarımızı sıcak tutmak için kullandığımız bir takım şapkaları paylaşıyorum (çoğunu ghost ile ortak kullanıyoruz).

Not: Hepsi H&M'den!





28 Şub 2012

Brave

Ana karakterin bir kadin oldugu ilk Pixar animasyonu, haziranda gosterime girecek.
Studyo, Brave'den bir sahneyi gectigimiz gunlerde paylasti :

27 Şub 2012

26 Şub 2012

Oscar'a saatler kala The Artist

Bu gece, sabaha karsi, Oscar odulleri sahiplerini bulacak.
Amerikan basini, The Artist'in en iyi film ve en iyi yonetmen (Michel Hazanavicius) odullerini kazanacagina kesin gozuyle bakiyor. Sonucunda fikir birligine varilamayan en iyi aktor kategorisindeyse, Jean Dujardin'in yalnizca The Descendants'taki roluyle George Clooney tarafindan zorlanabilecegine inaniliyor.

Lafi uzatmadan soyleyeyim : bu sene Filmekimi'nde izledigim The Artist'i begendim. Iyi bir filmdi. Ancak, yil icinde izledigim en iyi film degildi.
Ona kiyasla cok daha etkileyici, cok daha ileride buldugum filmler arasinda, ilk ikimdeki We Need to Talk About Kevin hicbir kategoride aday bile gosterilmezken, Jodaeiye Nader az Simin (A Separation)  ise umarim yabanci dilde en iyi film odulunu kazanacak. Bu iki filmden bahsetmeyi onumuzdeki gunlere birakip, The Artist hakkindaki dusuncelerimi (Oscar kazanirsa yasanacak cilginliktan onceki son sessizlikte) paylasayim.

Illustrasyon : Eda Akaltun

Boyle yazinca paradoksal geliyor ama, retro gorselliginden faydalanmak icin gunumuzde hala siyah beyaz film cekilmesi yenilik degil; Guy Maddin sagolsun.
Siyah-beyaz, ustelik sessiz The Arist'in farkliligi ise, bu dunyayi yaratmadaki ustaligina ek olarak, filmin de bu yaratilan dunyada gecmesi, yani erken donem sinemadan, erken donem sinemasi teknigiyle bahsetmesi.

Douglas Fairbanks'vari aktorun, kesfettigi starletin yardimina muhtac kalmayi gururuna yediremedigi, bir yildizin sonerken baska bir yildizin dogdugu basit romantik komedi senaryosu ne kadar alisildiksa, hikayeyi surukleyen teknik de o kadar etkileyici.

The Artist'in bu bahsettigim teknik ozelliklerinden dolayi bende yarattigi heyecan, oykusunun naifligi yuzunden hafifledi.
Filmden ne kadar keyif aldiysam da, uzerinden zaman gectikce, George Valentin'in konusmadigi ama dunyasinin  ses cikardigi kabus sahnesi, Valentin'in kopeginin ve yardimcisi Clifton rolundeki James Cromwell'in harika performanslari, ve son olarak cok zeki finali disinda The Artist'in bende hicbir iz birakmadigini fark ettim.

The Artist guzel bir seyirlikti; ama yalnizca seyirlikti.
Eger aradiginiz buysa, tavsiye ederim.
Daha fazlasini ariyorsaniz, adresi yazinin basinda verdim.

25 Şub 2012

Eda Akaltun

Iki hafta once, Milliyet'in pazar ekinde, Eda Akaltun'dan bahseden bir yazi vardi. BAFTA icin hazirladigi illustrasyonlardan da ornekler veriliyordu. Beni nihayet The Artist hakkinda yazmaya iten de, bu islerin guzelligi oldu.

Eda'nin BAFTA'da en iyi film adaylari icin yaptigi illustrasyonlardan The Artist'inki yarin Palas'ta, digerleri asagida, daha fazla Eda ise kendi sitesinde.





Illustrasyonlar : Eda Akaltun

24 Şub 2012

Dost aci soyler : Kiki


Kiki'nin mudavimi de degilim, yabancisi da.
Simdiye dek hicbir kotu macera yasamadigim icin, kendimi bir dost olarak tanimlayabilirim.
Kasmayan atmosferi, WMF servisleri, duzgun muzigiyle, Kiki benim icin hep olumlu bir tecrube oldu.

Palas acildigindan beri Kiki'ye ilk kez dun aksam tekrar gittik. Bundan onceki ziyaretlerin olusturdugu beklentinin de etkisi olsa gerek, hic memnun kalmadim.

Giriste paylastigimiz kabaga sarilmis karides, monudeki ismiyle beni yaniltti. Okudugumda, kabaga sarili tek bir jumbo karides hayal etmistim. Ama kabak, domatesli spagettiye sariliydi, makarnasinin icinde de minicik karidesler vardi. Yeterince sicak degildi, hic keyif vermedi.

Ana yemek olarak sectigim sefin ozel tavuk sinitzeli, parmesanli risotto ve yesil salata ile tek kelimeyle fiyaskoydu. Risottoda parmesan degil baska bir peynirin tadi vardi ve hic begenmedim. Salatasi asiri tuzluydu. Sinitzeli, kotu olmamakla birlikte, herhangi bir mahalle lokantasinda rastlanacak bir yemekti. Seflige, sefin ozel yemegi olmaya yakismiyordu.

Elestirinin sinirlari, boyle degerlendirmelerde daha iyi anlasiliyor. Kotu olmadigini, en azindan bu kadar kotu olamayacagini bildigim, simdiye dek hep memnun kaldigim Kiki'de, boyle rezil bir yemek yedikten sonra, nasil not verebilirim ?
Sadece bu son sefer kendi tattiklarima dayansam, hem eski tecrubelerimi hem de ayni gun ayni masada baskalarinin tecrube ettiklerimi yok saymis olacagim.
Uzunca tereddut ettikten sonra, adil ve gercekci olmak adina, uzulerek de olsa bu yolu sectim.

Son 5-6 ayda yedigim en kotu yemekti.


Temel bilgiler :
Siraselviler Cad. No. 42 Beyoglu (Alman Hastanesi karsisi)
(212) 243 53 73
http://www.kiki.com.tr
Kredi kartlari gecerli.

Subat 2012 fiyatlari :
Corba : 7-8 TL
Kucuk yemek (girisler) : 10-14 TL - Kabaga sarilmis karides 14 TL
Salata : 14-20 TL
Pizza : 16-22 TL
Makarna : 16-18 TL
Buyuk yemek (ana yemekler) : 22-28 TL - Sefin ozel tavuk sinitzeli, parmesanli risotto ve yesil salata ile 22 TL, pancarli kuskus risottolu bonfile 28 TL
Tatli : 8-10 TL
Su : 2 TL - 33 cl olmasi beni ayrica uzdu
Gazli mesrubat, ayran : 6 TL


Edit: no-go'nun Kiki degerlendirmesi icin tiklayin.



23 Şub 2012

!f 2012

Sonradan İstanbullu olanlardan olarak, İstanbul ile ilgili en çok sevdiğim şeylerden biri, film festivalleri. Şu anda !f devam ediyor.




Bu sene !f’in film seçkisi pek iyi değil. Kime göre, neye göre mi? Elbette paşa gönlüme göre. Zaten köle gibi çalıştığım işimden izin almam mümkünatsız olduğundan, eskisi gibi 20 filme gitme olanağım da olmayacaktı. Bu doğrultuda az iyi film olması, benim açımdan olumlu.

İlgimi çeken ve zamansızlık ve/veya üşengeçlik sebebiyle bilet almadığım, ama bi' ara bi' yerde denk gelirsem mutlaka izleyeceğim filmler:

-El Lenguaje de los Machete
-Gandu
-Bellflower
-Si Piu
-Take Shelter
-Terri
-The Descendants
-Hit So Hard            
-Tatsumi
-Akıntıya Karşı
-Tahrir 2011: The Good, TheBad and the Politician
-The Interrupters
-Becoming Chaz
-Circumstance
-All My Mothers
-17 Filles
-She Monkeys
-Nyman With a Movie Camera
-Zenne
-Nekam Achat Mishtey Eynay
-My Brother the Devil


Bilet aldığım filmler:

-Four Horsemen
-Who Took the Bomp? Le TigreOn Tour
-Un amour de jeunesse
-Evcilik & Little Bride

Four Horsemen’ve Le Tigre’yi bu hafta sonu izledim. 

Horsemen eli yüzü düzgün bir film, ama sinemaya gitmeyi gerektirecek kadar ilginç değildi. Bir iktisatçı olarak pek de yeni bir şey öğrendiğimi söyleyemem, yani evde TV’de izlesem de olurdu. 

Who Took the Bomp ise süper eğlenceli ve Le Tigre’yi neden bu kadar çok sevdiğimizi hatırlatan muhteşem bir müzik belgeseliydi.

Un amour de jeunesse’den çok ümitli değilim. Evcilik de ‘’Türk filmi kotası’’nı doldurmak için gideceğim bir film. Yönetmeni Bingöl Elmas’ın bir önceki filmi Pippa’ya Mektubum çok iyiydi, Evcilik için beklentilerim bu sebeple hayli yüksek. Bakalım bakalım.


Edit:  Un amour de jeunesse, beklentilerimin ötesinde kötü bir filmdi. Kötü derken, sıkıcı. Ergenlikle kafayı bozmuş bir insan olarak ben bile beğenmediysem, böyle bir takıntısı olmayan yetişkinler ne hissetmişlerdir, tahmin bile etmek istemiyorum. Ben film boyunca can sıkıntısından bileklerimi kesmek istedim. Film sonrası !f’in festival yönetmeni olan komik gözlüklü kadını gördüm (kusuruma bakmayın, ismini google’lamaya üşendim şimdi), ve paramı geri istemeyi düşündüm, ama son anda vazgeçtim, çünkü çok uykum gelmişti. Bir daha da hafta için akşamı festival filmine gitmeden önce beş defa düşüneceğim.

Evcilik ise tahmin ettiğim üzere muhteşemdi. Düşündüren, derin, içerikli bir belgeseldi. Rüyama bile girdi – ki bu çok iyi bir işaret, demek ki bu film beni derinden etkilemiş. Şu hayatta, bu ülkede, düzeltilmesi, yapılması gereken o kadar çok şey var ki, ‘’overwhelmed’’ olmamak mümkün değil çoğu zaman. Önemli olan, bu hissin sizi paralize etmesine izin vermemek, bu tür konuları konuşmak, farkındalık yaratmak, kendi çocuğunuzu büyütürken doğru yolu bulmak - bir şey yapmalı.

22 Şub 2012

Amsterdamli'dan zengin Istanbullu'nun Kings Of Convenience hovardaligi

Kings Of Convenience'in Istanbul konserinin bileti 145 liracik.



Grup Istanbul'a gelmeden hemen once Amsterdam'da 2 konser verecek.
Amsterdam konserlerinin bileti ise 25 euro, yani Istanbul konserinin biletinin yari fiyatinda bile degil.


Bu fiyatlari belirleyenler, Istanbullu'nun Amsterdamli'ya kiyasla zenginligine mi yoksa salakligina mi guveniyorlar ?

21 Şub 2012

The Dictator, Oscar gecesine gelecek mi ?



The Dictator'dan ilk bahsedisimden bu yana neredeyse 2 ay gecmis.
Oscar odullerine birkac gun kala, Hugo'da rol aldigi icin torene katilacagi bilinen Sacha Baron Cohen'in bu kimligiyle gelecegi konusuluyor.

Unutanlar icin, Borat'in 2006 Toronto Uluslararasi Film Festivali ve Bruno'nun 2009 MTV Odulleri cikartmalari :



20 Şub 2012

Acilarin cocugu Filippo

Foto : La Repubblica

Bologna macinda "Maci kazanabilir misiniz ? Yoksa okulda benimle dalga geciyorlar ! Tesekkurler" pankarti acan 9 yasindaki Inter taraftari Filippo'nun oyunculari yine kaybedince, kucuk taraftardan ozur dilemek icin onu tesislere davet etmisler.

Foto : La Repubblica

Moncler sponsorlugundaki anne-baba ve ablasiyla klube giden Filippo, ona forma hediye eden kaptan Zanetti, cok sempatik buldugu Pazzini ve elini sikmaya ugrayan teknik direktor Ranieri ile tanismis. Sinifinda Milanli'dan cok Juventuslu oldugunu, onunla dalga gectiklerini soylemis.




Foto : La Repubblica

Rakipler de, firsati kacirmayip "Milan kazanmaya devam ediyor, boylece okulda Filippo'ya dalga geciyorum" pankartiyla konuya mudahil olmuslar.


Foto : goal.com

19 Şub 2012

Sh*t Fashion Girls Say...at New York Fashion Week!

New York ve İstanbul moda haftaları bu sene çakışmış. Ben ne yazık ki vakitsizlikten ikisini de takip edemedim. İncelemeye genişçe vakit bulana kadar kendimi aşağıdaki video ile avutmaya çalışıyorum (bu arada her türlü ‘’Sh*t xxx Say’’ videosunun fan’ıyım, hastasıyım, müptelasıyım). Hilarious.
 
 


Bonus:



18 Şub 2012

Slacklining

 
Subat basindaki Super Bowl'un devre arasi gosterisinde Madonna'nin yaninda zip zip ziplayan Romali'yi gordunuz mu ? Bu sov vesilesiyle ogrendigime gore, kendisi "slacklining" ustasi Andy Lewis'mis :

17 Şub 2012

Sounds From Nowheresville

Dumani ustunde, tazecik The Ting Tings albumu Sounds From Nowheresville'i 3voor12'de dinleyebilirsiniz.

16 Şub 2012

MoMA'da Kraftwerk retrospektifi

10 Nisan'dan itibaren ardarda 8 aksam, her aksam bir album olmak uzere tum Kraftwerk albumlerinin MoMA'da bastan sonra calinacagi retrospektif konser serisi kacmaz. Biriken ucus milleri bunun icin kullanilmayacak da mezara mi gidecek ?

Foto : Sprueth Magers

15 Şub 2012

Jack White'dan Love Interruption

Jack White, nisan ayinda ilk solo albumu Blunderbuss'i cikartacak.
Ilk single Love Interruption, ocak sonunda White'in kendi web sitesinde yayinlandi; klibi asagida :

14 Şub 2012

Pamuk prenses Saoirse Ronan

Variety'nin haberine gore, Hanna sayesinde taninan Saoirse Ronan, yola pamuk prenses ve yedi cuceler masali olarak cikip 19uncu yuzyil Hong Kong'unda gececek bir Crouching Tiger Hidden Dragon'a donusen The Order of Seven'in basrolundeymis.

Bu temada Tarsem Singh'in Mirror Mirror'ini duymustum, hatta Ronan'in bu filmde basrol alacagi soyleniyordu ama, Variety'deki yaziyi okumasaydim Snow White and the Huntsman'den haberim olmayacakti; anlasilan vampir filmlerinin yerini pamuk prenses filmleri aliyor.

13 Şub 2012

Daft Punk is playing at Nile Rodgers' house

Daft Punk robot kardeslerin yeni album hazirliklari tam gaz devam ediyor.
Spin ve NME'nin haberlerine gore, ikili Chic - hani, le freak, c'est chic - gitaristi Nile Rodgers'in evinde calisiyor.
Rodgers'in portfoyunde David Bowie'nin Let's Dance'i veya Madonna'nin Like a Virgin'inin produksiyonlari da varmis ki Spin'deki birbirinden saglam videolari izlemenizi tavsiye ederim.

12 Şub 2012

Gorillaz, James Murphy ve André 3000'dan Converse projesi

Pitchfork'tan ogrendigimize gore, kendisi hakkinda duzenli yazmamiz icin Palas'i maasa baglayan Damon Albarn'un yeni projesinde Gorillaz, James Murphy ve André 3000, Converse icin DoYaThing adinda bir sarki yapiyorlarmis.
Sarkiyi Converse sitesinden download etmek icin 23 subata dek beklememiz gerekecek. Bu arada, Gorillaz'ci Jamie Hewlett'in tasarladigi 4 farkli Gorillaz Converse pabuclara goz atip vakit gecirebiliriz.



Subat sonu notu : Proje detaylari burada, sarki ise burada.

11 Şub 2012

Orion Music & More'da Metallica kendi pisirip kendi yiyecek

Pitchfork'un haberine gore, Metallica 23-24 haziranda Atlantic City'de Orion Music & More isimli kendi muzik festivalini duzenliyor.
Grup her iki aksam da sahne alacak; ilkinde the Black Album, ikincisinde Ride the Lightning'i bastan sona calacak.

Modest Mouse, Arctic Monkeys, Best Coast, Fucked Up veya Titus Andronicus gibileriyle dolu lineup akillara zarar.

6 Şub 2012

Needing/Getting - Ok Go

Here It Goes Again, Last Leaf ve This Too Shall Pass gibi videolar sayesinde ailecek sevdiğimiz Ok Go, her zamanki gibi süper-yaratıcı bir “klip” ile yeniden karşımızda. Needing/Getting Chevrolet desteği sebebiyle biraz reklam koksa da, her şeye rağmen yine DIY ruhu tavan yapmış, yine muhteşem. 


5 Şub 2012

Pixels

Seksenli yıllarda doğmuş büyümüş ve hayatının anlamı Tetris olan bir insan olarak, aşağıdaki video’daki tüm referanslar bende muhteşem çağrışımlar uyandırdı. Ayrıca, hepimiz öleceğiz. (Pazar akşamı için bu mesajı uygun gördüm, evet.)

4 Şub 2012

Marni at H&M 3

Marni at H&M’i beklerken, Mart ayında mağazalarda göreceğimiz tasarımlar ile ilgili sağda solda ipuçları belirmeye başladı.

Şimdiye kadar gördüğüm kıyafetler elbette ‘’eli yüzü düzgün’’ (ne de olsa Marni’ler), ama hiç biri nefesimi kesmedi – sahip olabilmek için sabah beşte kalkıp, sıraya girmem. Yine de en aşağıdaki ‘’Behind the Scenes’’ videosunda 1:27’te görünen önü – arkası farklı desenli elbisenin dolabıma girmesini isterdim.


Kaynak

Kaynak

Kaynak

Kaynak


Ne yazık ki heyecanla beklediğim Sofia Coppola reklam filmi çok sıkıcı, eğlencesiz ve neşesiz. Üzülüyorum, çünkü Sofia’yi ‘’Somewhere’’den sonra sevmek zaten zorlaştı ve böyle vasat işler yapmaya devam ederse,  kendime yeni bir ‘’favori yönetmen’’ aramak zorunda kalacağım. Versace’nin H&M için yaptığı tanıtım filmi bile daha güzeldi.




3 Şub 2012

2 Şub 2012

Fucked Up'dan Cin Yeni Yili sarkilari

Fucked Up'in Cin Yeni Yili icin sarki yapma gelenegi oldugunu Matador'dan ogrendik. 5 sarkiyi da linkteki adreste dinleyebilirsiniz.

1 Şub 2012

Victoria / Victoria Beckham

Victoria Beckham ile bir love-hate ilişkisi yaşıyoruz. Gerçi tek taraflı olduğu için yaşamıyoruz, yaşıyorum.

Küçükken arkadaşlarımla Spice Girls videosu çektiğimizde (evet, ‘’Spice Girls’cülük’’ oynuyorduk, fütursuzca, manyakca), ben ‘’Posh Spice’’ oluyordum. Wannabe’den hemen sonra ise ‘’iyi müziği’’ keşfedince, Spice Girls’ü yabana atarak, yıllar boyunca unuttum. Sonra Spice World’ü izledim, Victoria hakkında ne düşüneceğimi şaşırdım. Bir süre David Beckham ile ‘’partner look’’ tarzında giyindiği için Victoria’dan tiksindim. Diğer yandan kısa saçlı halini çok sevdim. Son aşamada, beklenmedik şekilde, tasarımlarını beğenmeye başladım.

Modayla gerçekten ilgilenip, anlayarak bir şeyler yapmaya çalıştığı ortada. Herkesi şaşırtarak, tasarım konusunda ciddiye alınacak bir kişi haline geldi.

Aşağıdaki video, daha ucuz olan yeni markası ‘’Victoria’’yi tanıtmak için çekilmiş. Ben ‘’Victoria Beckham’’ ismi ile çıkardığı koleksiyonları genel olarak daha çok beğeniyorum, ama videodaki kedili elbiseleri nerede görsem, anında giyerim. Kedileri severiz, kediler iyidir, candır.