8 Nis 2012

Her okur, yazar midir ?

Turkiye'de basinin hali ortada. Muhalefet yok gibi. Tum haberler benzer filtrelerden geciyor; hep ayni, tarafli mesajlar veriliyor. Iktidardan korkan, asil derdi para kazanmak olan medya patronlari cesit niyetine birkac sivri dilliye soz verseler de, kaslari cattiran sesleri daha fazla dikkat cekmeden hemen gonderiyorlar.
NTV'nin kapiyi gosterdigi Rusen Cakir, Banu Guven gibileri, gazetelerinden kovulan Nuray Mert veya Ece Temelkuran gibileri aslinda en sert muhalifler arasinda sayilmazlar. Ancak ana akim medya sayesinde daha genis kitleye ulasabilecekleri icin, internet sitelerinde baskaldiranlara kiyasla, sessizlestirilmeleri daha etkili. Susmayanlari da senelerce tutukluluk bekliyor.

Bu uzunca girisi yapmamin hedefi, neden hala gazete satin aldigimi, ama neden duzenli gazete almadigimi aciklayabilmek.
Gazete almamin iki amaci var : Tuvalette hafta sonu eklerini okumak, ve Radikal Kitap.

Radikal Kitap, 10 yildir belirli bir seviyede yayin yapiyor. Ayni holdingin Dogan Kitap'ina oncelik vermemesi, edebiyat odakli olmasi, kisitli faydasina ragmen bir sembol olarak Kurtce'ye yer ayirmasi, KaBoRuKo'nun devamliligi gibi olumlu yonleri; Necmiye Alpay, Cem Akas, Celal Uster, Murat Batmankaya ve daha nice cazip ismi kaybetmelerine ragmen sadik kalmami sagladi. Bunda, yazarlar oldugu kadar calisan/idarecilerin de payi vardir.

Iste bu calisan/idarecilerden ikisi, eski Radikal Kitap editoru Oylum Yilmaz ile, birkac yildir bu gorevi surduren Burcu Aktas'in romanlari bu sene cikti. Kitaplari okumadim, Burcu Aktas'inkini alacagim ama, niyetim romanlari degerlendirmek degil. Meraklisi Melisa Kesmez ve Selim Ileri'nin degerlendirmelerini okuyabilir.


Bu yazi ile tartismaya acmak istedigim konu, okumakla ilgilenenlerin neden yazmaya da giristikleri.
Muzik dinlemeyi sevenlerin kaci enstruman calmaya basliyorlardir ? Film izlemeyi sevenlerden kaci film cekmeye kalkisiyorlardir ? Kimler birer "tuketici" olarak ilgi duyduklari alanlarda "uretim"e basliyorlar ?
Diger sanat dallarina kiyasla, okur-yazarlik iliskisi beni cok sasirtiyor. Siir kitaplari damla damla satilirken, nasil internette bunca siir blogu/sitesi olabiliyor ?
Hatta provokatif bir tonla sunlari sorayim : Yazmak, okumak kadar kolay mi ? Edebiyat, resmin-muzigin-sinemanin-dansin gerektirdigi yetenegi, teknik altyapiyi gerektirmiyor mu ? Merak, ilgi, heves yeterli mi ?

Soruma verecek bir cevabim yok. Kacak gureseyim, sozu kendini tanimlamaya soyle baslayan Orhan Veli'ye birakayim :
1914'te doğdum. 1 yaşında kurbağadan korktum. 9 yaşında okumaya, 10 yaşında yazmaya merak sardım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder