4 Nis 2012

Meltem Işık'ın beden imgesi üzerine çalışmaları

Beden imgesi üzerine düşüncelerimi daha önce paylaşmıştım.

İlgi duyduğum ve önemsediğim bir konu olduğu için, Meltem Işık'ın Galeri Nev'deki ''Aynı Nehirde Bir Daha'' isimli sergisini aslında mutlaka görmek istiyordum, ama son günü 31 Mart olan sergiye bir türlü vakit ayırıp gidemedim. Neyse ki - çok severek takip ettiğim - Ekavart.tv sayesinde, sergiyi gezmiş kadar olabiliyoruz.

 

Sanatçının çıkış noktası, insanın (ayna, fotoğraf makinesi, kamera gibi araçlardan) yardım almadan kendinin sadece ufak bir ''parçasını'' görebilmesi ve tümüyle sadece başkaları tarafından algılanabilmesi imiş. Ben bu düşünceyi çok ilginç buldum ve ortaya çıkan sonucu da çok beğendim. Bu tür işlerde bazen fikir iyi, ama icra (execution) yetersiz olabiliyor - ancak Meltem Işık konseptini son derece zeki ve estetik şekilde hayata geçirmiş. 

Daha önce de söylediğim gibi, beden imgesi, insanın kendi vücudunu nasıl algıladığı ile ilgili. Bu algı iç etkenlerden çok (örneğin kendimizi sağlıklı hissetmemiz), dış etkenlerle, yani nasıl göründüğümüzü düşündüğümüz ile ilgili. ''Göründüğümüzü düşündüğümüz'' diyorum, çünkü aynada ve fotoğraflarda gördüğümüz ile ''gerçek'' imgemiz, örtüşmeyebiliyorlar.

Meltem Işık'ın işlerini görünce, aklıma gelen ilk çağrışım, bir yıl boyunca aynasız yaşamaya karar veren Kjerstin Gruys oldu. Bu önemli deneyi bir kaç gün önce bitiren Gruys'un ''maceralarını'' geriye dönük olsa da, blog'undan takip edebilirsiniz. Benzer bir projeye girişen Autumn Whitefield-Madrano da bir ay boyunca aynasız yaşayıp, düşüncelerini blog'undan paylaşmıştı.

Bir şeyler hakkında kafamı yormamı sağlayan kunst'u seviyorum. Meltem Işık'ı bundan sonra takip etmeye çalışacağım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder