31 Ara 2012

Babet Palas 2012

2012 yılını kapatırken, geriye dönüp, neler yazmışız diye bakıp, sizler için (hemen hemen) tüm kategorilerden bazı yazılar seçtim. Bunlar en çok okunan/beğenilen post'lar olmaktan ziyade, Babet Palas'ı güzel bir şekilde temsil (''represent'') ettiğini düşündüğüm yazılarımız. Seçkiyi gelişigüzel ve anlık yaptım; yarın tekrar seçiyor olsaydım, aşağıdaki liste herhalde farklı olurdu.

Kaynak

2012'den tek dileğim olan ''hazır giyim alanında iş sahibi olma'' isteğim yerine geldiğine göre, 2013'ten zengin olmayı dileyebilirim (böyle de maddiyatçıyım). Yeni yıl herkes için gönlünden geçeni getirsin.

30 Ara 2012

Vogue Türkiye 2012 kapakları

Blog yazmaya başladığımda, Vogue Türkiye dergisinin aylık olarak değerlendirmelerini yapmayı planlıyordum. Ama bu planımı hiç bir zaman gerçekleştiremedim. Sebebi de, dergiyi her ay satın almama rağmen, bir türlü vaktinde okuyamamamdı. Genelde bir ay geriden takip ediyorum Vogue Türkiye'yi. Fakat en son olarak masamda dört adet Vogue Türkiye birikince, bari Aralık ayından başlayıp, geriye doğru gideyim dedim. Ve dergiyi değerlendirmemek için bir diğer neden buldum: yorum yapacak pek bir şey yoktu. 


29 Ara 2012

Top Coat ile renk değiştiren China Glaze Tranzitions oje

Son yıllardaki ''nail art'' deliliği sonucu hayatımıza örneğin havyarlı manikür, 3 boyutlu oje tasarımları, kadife tırnaklar, kokulu ve pullu ojeler girdi. Artık ''bundan sonra da yeni bir şey çıkmaz herhalde, biter bu furya'' derken, büyük oje markaları devamlı olarak bizi şaşırtacak yeniliklerle karşımıza çıkıyor. Güneşte renk değiştiren ojeden sonra, top coat sürünce renk değiştiren oje üretilmiş. Oje blog'ları eminim ki bunu çoktan keşfetmişlerdir, fakat ben China Glaze'in bu icadından biraz önce haberdar oldum ve beynim patladı. Beni tanıyanların tahmin edebilecekleri üzere, favorim yeşil tonlarındaki ''Duplicityy''. Ne güzel, pek güzel.


28 Ara 2012

Duygu Bircan'dan amigurumi

Amigurumi'yi daha önce duymuşluğum vardı, ama Duygu Bircan'ın bu ''disiplin''deki işlerini henüz keşfetmiş bulunmaktayım. 

Öncelikle amigurumi'yi ilk kez duyanlar için Vikipedi'den tanımını alalım: ''Amigurumi, Japon kökenli bir kelime olup Ami (tığ veya şiş ile yapılmış) ve nuigurumi (içi doldurulmuş oyuncak ) kelimelerinden türeyen örgü ören bayanların da iyi bildiği sık iğne tekniğinin oyuncağa uyarlanmış halidir.''

Palas'ta kawaii olan her şeyi çok severiz. Duygu Bircan'ın amigurumi işleri arasında en çok beğendiklerim ise, portreler serisi. ghost'a hediye etmek üzere böyle bir portre siparişi vermeyi düşünüyorum. Bu arada Duygu amigurumi dersleri de veriyor, ilgililere duyurulur.



26 Ara 2012

Aydan & Derya'dan Embrograph

Aydan & Derya, favorilerime eklenmiş olmasına rağmen (evet - böyle de prehistorik bir insanım, halen RSS feed filan kullanmıyorum), sadece arada sırada okuduğum bir blog olduğu için, yarattıkları bu muhteşem mixed media işlerini ancak bugün görmüş oldum.

Dikişle, nakışla, iple yapılan her türlü sanata zaafım var ve bu ''embrograph''lar da bir istisna değil. Kızların eline sağlık.


24 Ara 2012

Anais Mali

Anais Mali yeni keşfettiklerim arasında en beğendiğim mankenlerden birisi - kendisi en azından ismi kadar güzel.


23 Ara 2012

Hayali Alışveriş Listesi #12: McQ (Alexander McQueen) böcek kanadı baskılı etek

Hayali alışveriş listem her gün uzamaya devam ediyor. Bu sene Nimet Abla'dan milli piyango bileti almadık - bu durumda 2013'te zengin olmak için başka yollara başvurmak gerekecek. Bu yaştan sonra yasa dışı işlere bulaşmak gibi niyetim yok, ama her türlü legal öneriye açığım. 


22 Ara 2012

25'inci doğum günün kutlu olsun GIF!

İnternetlerde büyüyen herkes gibi, ben de GIF'leri delicesine seviyorum. GIF formatı, bu sene 25'inci doğum günün kutluyormuş.

Kendisini tebrik etmek adına, şerefine yapılmış olan videoyu izleyelim.



21 Ara 2012

Elly MacKay ve kağıt tiyatrosu

Elly MacKay'in işlerini beğenmem pek şaşırtıcı değil, çünkü bana hitap eden çocuksu / kızsal / hayali / masalsı hisler aktarıyorlar. Yaptığı eserleri, Türkçe'de tam olarak karşılığ olmayan ve çok sevdiğim whimsical kelimesi ile tanımlayabiliriz.

MacKay, eserleri için ''kağıt tiyatrosu'' (paper theater) terimini kullanmayı tercih ediyor. Bu, hem tekniğini, hem de resimlerin içeriğini çok iyi anlatıyor. İşleri sanki bir çocuk tiyatrosunun anının dondurulmuş hali. Katmanlar ve miniatür bir tiyatro sahnesi ile yarattığı resimleri kelimelerle anlatmak zor; bu yüzden en iyisi ben susayım, resimler konuşsun.


20 Ara 2012

19 Ara 2012

Google Zeitgeist 2012

Listeleri seven biri olarak, yıl sonu değerlendirmelerini, toparlamalarını, seçmelerini severim. Bu yüzden Google'ın 2012 Zeitgeist videosunu gülümseyerek izliyorum, halbuki benim gibi bir odun için fazla duygusal görüntüler bunlar.

(Bu arada ''Zeitgeist'' kelimesi Almanca'nın kaba filan değil, dünyadaki en muhteşem dillerden biri olduğuna dair bir kanıt daha, so ist das!)


18 Ara 2012

Pre Fall 2013 (2013 Sonbahar Öncesi Koleksiyonları)

Daha önce de söylediğim gibi, bilgisiz / bilinçsiz blogger'ların koleksiyonlar hakkında ahkam kesmelerine sinir oluyorum. Ben burada fazla yorumda bulunmadan, Pre Fall 2013 koleksiyonları arasından şu ana dek yayınlanan lookbook'lardan bazı gözüme çarpan parçaları paylaşmak istiyorum.

Gucci

Kendimi bildim bileli kıyafetlere karşı özel bir ilgim var. ''Moda'' değil, ''kıyafetler'' dedim, çünkü arada büyük bir fark mevcut. Elbette büyüdükçe modaya karşı da büyük bir tutku geliştirdim, ama benim için asıl olay kıyafetlerin ta kendisidir (daha sonra ise, özellikle lise son ve üniversite yıllarımda, bu ilgi işin finansal / organizasyonel / ticari yönüne kaydı, en çok ilgimi çeken şey ''business of fashion'' oldu, ama bu başka bir konu). Bu yüzden Pre Fall ve Resort koleksiyonlarını daha çok seviyorum. Moda haftası koleksiyonlarına göre çok daha giyilebilir ve ''accessible''lar. Zaten markaların asıl satış geliri elde ettiği, para kazandığı ürünler de bu koleksiyonlardan çıkanlar oluyor. Demek ki sadece ben değil, bir çok kişi ''ara koleksiyonları'' daha çok beğeniyor (bunun asıl sebepleri ise, bu koleksiyonların daha uzun süre mağazada kalmaları ve genel olarak daha uygun fiyatlara satılıyor olmaları. Kısa kesiyor ve sizi böyle nerdy detaylarla fazla sıkmadan artık kıyafetlere geçiyorum.)

17 Ara 2012

El Perro del Mar / Hold Off the Dawn

El Perro del Mar benim için tek şarkılıktır, o şarkı da ''God Knows''tur. Bu neden böyle bilmiyorum. Yıllar önce God Knows'u defalarca loop'a almış olmama rağmen, hiç bir zaman El Perro del Mar'ın diğer şarkılarını araştırma, dinleme gibi bir ihtiyaç duymadım. Ama geçenlerde Pitchfork'un Youtube kanalında ''Hold Off the Dawn''a rastlayınca, belki de hata yapıyorum dedim. God Knows kadar olmasa da, Hold Off the Dawn da epey güzel bir şarkı. Dinledikçe güzelleşen şarkılardan olduğu için, ilk dinlemeden sonra ''meh'' dememenizi, bir kaç şans vermenizi tavsiye ediyorum.

Videonun kendisinde ise herhangi bir özellik yok. Ama Sarah Assbring'in saçlarına ve taktığı küpelere bayıldığımı belirtmeliyim.



16 Ara 2012

Cinsel kimlikler ve androjin mankenler

Andrej Pejic / Kaynak

Benim dünya görüşüme göre, insanın cinsiyetini cinsel organları değil, hisleri belirtir. Yani erkek olarak doğmuş olabilirsiniz, fakat kendinizi kadın olarak tanımlıyorsanız, bana göre kadınsınızdır. Aynısı elbette tam tersi, yani feminen cinsel organlar ile doğup da, kendini erkek olarak nitelendiren kişiler için geçerlidir, benim için onlar tabii ki de erkektir. Bir de arada kalanlar, kalmak isteyenler, kendini çekmecelere koydurmayanlar, karar ver-e-meyenler, kendini cinsiyet üzerinden tanımlamayı reddedenler var; doğal olarak onlara da palasımızın kapıları açık, herhangi bir ayrım yapmıyoruz. Hepsi bir nebze beden imgesi ile ilgili, ve bu, oldukça öznel ve herkesin kendine ait / özel olan konular. (On a related note: Middlesex şu hayattaki favori kitaplarımdan biri, herkese tavsiye ederim.)

15 Ara 2012

Patrick Hruby illüstrasyonları

Lost At E Minor sayesinde epey güzel ''şey''ler keşfediyorum.

Bunlardan sonuncusu Patrick Hruby'nin illüstrasyon işleri. Çizimleri öylesine güzel ki, buradan hangi birini paylaşacağımı şaşırdım. Ne yazık ki kendisi ile ilgili fazla bilgiye ulaşamadım; Los Angeles'te yaşaması, ara sıra New York Times için çalışması ve geometrik şekiller ile ilgili takıntısı dışında hakkında pek bir şey bilmiyorum. Ama en azından blog'u var, ayrıca işleri zaten süper ''accessible'', yani belki de kendisiyle ilgili çok şey bilmeye gerek yok - sadece resimlere bakmak yeter.


14 Ara 2012

The Polo of the Future (Geleceğin Polo'su)

Lacoste'u sevmek için bir çok sebep var. Bir kere çizgisi belli ve her sezon kendini yenilemesine rağmen, o çizgiyi koruyor. Ayrıca kalitesi tartışılmaz: Lacoste pololarını yüz kere giyseniz, yıkasanız da ne şekillerinde bir bozulma, ne de renklerinde herhangi bir değişiklik oluyor. Netice olarak ödediğiniz fiyatın karşılığını alıyorsunuz, yani sadece sevimli timsah logo'suna gitmiyor paracıklar. 

Son zamanlardaki ''Unconventional Chic'' ve ''Un peu d'air sur terre'' kampanyaları beni pek etkilememişti, fakat The Polo of the Future isimli video Lacoste sevgimi tekrar pekiştirdi. Canımsın Lacoste.


13 Ara 2012

Guvenc Konyali

Sirkeci civarlarinda bir is sonrasi, Filibe Koftecisi'nde mi yoksa Kasap Osman'da mi ziyafet ceksek diye konusuyorduk. Mahalleli ustamizin tavsiyesi uzerine, Guvenc Konyali'ya gidip etli ekmek ve firin kebabini denedik.

Firin kebabi ve etli ekmek, Konya'nin en meshur yemekleri. Garson da, sormamamiza ragmen, malzemelerin hicbirinin vallahi de billahi de Istanbul'dan alinmadigini israrla vurguluyordu. Ancak, ne yazik ki, yemek basarisizdi. Tabakta birakacak kadar kotu degildi ama, birakin baskalarina tavsiye etmeyi, bir daha gidilmeyecek kadar siradandi.

Ustelik, sofradan kalktiktan saatler sonra bile yediklerimizin hala agzimiza gelmesi, hayal kirikligini daha da buyuttu. Anlasilan o ki, ustamiz her alanda usta degilmis.


Temel bilgiler :
Ankara caddesi, Hocapasa Hamami sokak (Halkbank yani), no.4, Sirkeci
(212) 527 52 20
Aralik 2012 fiyatlari :
Firin kebabi : 15 TL
Etli ekmek : 10 TL
Su : 1 TL
Ayran : 2 TL

12 Ara 2012

3.1 Phillip Lim Pre Fall 2013

Phillip Lim, tertemiz bir Pre Fall 2013 koleksiyonu hazırlamış. Keskin kesimler, doğru renkler, düzgün aksesuarlar kullanılmış. Pek güzel.


11 Ara 2012

Günün Babeti #2: ASOS metalik turkuaz babet

İlk ''Günün Babeti'' kırmızı rugan bir çift idi, bugün ise yine babetler arasında bir vazgeçmezden devam etmek istedim: metalik babet. Ayakkabı dolabımda her daim metalik renkte bir çift bulunur. Bu genelde gümüş olsa da, kırmızı, vizon, açık pembe ve mavi metalik babetlere de sahip olmuşluğum var. Şu anda ise metalik babet kontenjanımı altın bir çift dolduruyor.

10 Ara 2012

Seapony / Be Alone

Seapony'nin ''Be Alone'' videosu bana göre biraz fazla ''hipstery'', fakat şarkı epey güzel. Bu yüzden videonun bir Polaroid'un hareketlendirilmiş haline benzemesini, kullanılan filtreleri, şarkının yaz havası yaratmasına rağmen içinde ''snow'' geçmesini dikkate almıyor, ve dinlerken gülümsüyorum. Şu hayatta kızacak, öfkelenecek, sinir olacak pek çok şey var, bu yüzden bazen en güzeli küçük şeylere göz yummak. Ignorance is bliss.


9 Ara 2012

Twiggy olarak Lena Dunham (Girls)

İkinci sezon başlamadan, daha önce sadece ilk bölümünü görüp, ''meh'' bulduğum Girls'e bir şans daha vermeye karar verince, bugün neredeyse tüm ilk sezonu maraton halinde izlemiş bulundum.

Bunu yapmış olmama rağmen, dizinin büyük hayranı sayılmam. Fakat Gossip Girl'ün entrikalarından, dramından, büyük olaylarından sıkılmış olarak, Girls'ün basitliği ve gerçekliğini epey ''refreshing'' buldum. Bu arada Lena Dunham saçlarını kestirmiş, böylece daha da şirin hale gelmiş.

Kaynak

8 Ara 2012

Pont de Signe - Uçan ''Maymun Köprüsü''

Balonlar ile bir köprüyü uçurmanın sanat olup, olmadığı tartışılır (bu biraz da bu işi düşünen / tasarlayan Olivier Grossetête'in konsepti nasıl anlattığına bağlı), fakat son derece akıllıca bir fikir olduğu kesin. Ne yazık ki köprü, üstünde yürüyemeyecek kadar narinmiş, ama elbette yine de muhteşem, yine de süper bir olay.



7 Ara 2012

Hello Giggles arşivinden oje tasarımları

Epeydir Hello Giggles'i okumuyordum. Açıp, ne var ne yok diye bakınırken, güzelgüzelgüzel ojeler ile karşılaşıp, buradan paylaşmak istedim.

Oje dünyadaki en güzel şey mi? (Bu elbette retorik bir sorudur.)



6 Ara 2012

Hayali Alışveriş Listesi #11: Rosamosario gecelik ve sabahlık

Bugünkü ''Hayali Alışveriş Listesi'' ürününün gardırobum yerine ancak hayallerimi süslemesi, sadece 1000 Euro'luk fiyatından kaynaklanmıyor. Bu gecelik ve sabahlığı alacak param dahi olsa, ben onları giyecek ''insan dokusu''na sahip değilim. Bir kere hayatımda hiç sabahlığa sahip olmadım. Sabahlık niyetine artık dışarıda giymediğim hırkaları kullanıyorum. Pijamalarım da pek iç açıcı değil. Genellikle atlet ve gri veya siyah eşofman kombinasyonu ile uyuyorum.

Bir aralar ''büyüyünce sofistike olmak istiyorum'' diye ortalıkta dolaşıyordum. Kazık kadar olduğuma göre, bu deyimimi bundan sonra ''büyüyünce'' yerine ''yaşlanınca'' diyerek kullanmaya karar verdim. Halen kendimden umudum var. Pek sanmıyorum, ama belki kırklı, ellili yaşlarımda sabahlık giyecek kadar şık/narin/zarif bir insan olurum, only time will tell.


5 Ara 2012

John Jannuzzi gözüyle Alexander McQueen İlkbahar/Yaz 2013

Merhum Lee Alexander McQueen'in büyük hayranlarından sayılmam. Bunu söylemem epey ayıp olacak, ama ben Sarah Burton'un işlerini daha çok beğeniyorum. Bu arada yanlış anlaşılmasın, Alexander McQueen'in bir dahi ve moda dünyasında müthiş etkili (influential) olduğuna dair zerre kadar şüphem yok, fakat tasarımları bana estetik açıdan çok fazla hitap etmiyorlar-dı.

Her neyse, GIF'leri ne kadar çok sevdiğimden daha önce de bahsetmiştim. Aşağıdaki şaheser John Jannuzzi'ye ait ve Sarah Burton imzalı Alexander McQueen İlkbahar/Yaz 2013 koleksiyonundan iki elbise sunuyor. So pretty.

 

4 Ara 2012

Günün Babeti #1: Repetto kırmızı rugan babet

Blog'umuzun isim babası ghost, bu güzel adı benim bitmez, tükenmez, sonsuzluğa uzanan babet-sevgim dolayısıyla uygun görmüştü. Gerçekten de en çok sevdiğim, beni en iyi yansıttığını düşündüğüm ve dolabımda en fazla yer kaplayan ayakkabı türü babettir.

3 Ara 2012

Tadi Damagimda'nin tadini kacirdilar

Tadi Damagimda'nin yeni sezonda degisen formatina bir turlu isinamadim.

Milor'u davet etmek icin Mezzaluna gibi 3 yildizlik, guvenilir ama siradan bir zincir restoranini secen Ozgu Namal'li ilk bolumun tek ilgi cekici ani, yamuk agizdan sarap dokulmesiydi.

 
Hem tutuklugu, hem de tiyatrodan uzaklastigi icin mizmizlanmasi nedeniyle antipatik buldugum oyuncunun reklamlardan kazandigi para yetmiyormus da, sirf ac kalmamak icin mecburiyetten dizilerde oynuyormuscasina sikayet etmesinin ikiyuzluce oldugunu dusunuyorum. Idealizm yerine konformizmi secmek ayip degil ama, bu yolu sectikten sonra boyle konusmak bence ayip.
 
Keyif vermeyen sohbete, ikilinin "Eh iste" dedigi yemekler eklenince, program sezona kotu bir baslangic yapmis oldu.

2 Ara 2012

Juno Nişantaşı

Juno'yu uzun süre önce sevgili anotherstar sayesinde tanımıştım. Bu hafta kendisi ile orada bir kez daha efsanevi bir buluşma gerçekleştirince (A.A. + A.A.), artık bir Juno yazısının vaktinin geldiğini düşündüm.


1 Ara 2012

In Vogue: The Editor's Eye (Vogue'un 120'inci yılını kutlayan belgesel)

Ne yazık ki 6 Aralık'ta Amerika saatiyle akşam 9'da TV'de yayınlanacak olan ''In Vogue: The Editor's Eye'' isimli belgeseli, saat farkı dolayısıyla izleyemeyeceğim. Umarım birileri bizi de düşünerek yayın sonrası belgeseli bir yerlere upload eder ve biz de izleme imkanı buluruz.

Chaos Chaos, Tegan & Sara'ya karsi : Closer

Tegan-Sara kardeslerin yedinci studyo albumu Heartthrob henuz piyasaya cikmadi ama, ilk single Closer'in videosu yayinlandi.

Gecenlerde kardeslerle konser veren kardesler Chaos Chaos ise, bir Tegan & Sara'nin yaninda, bir Tegan & Sara'ya karsi -iste hos bir Closer cover'i :