28 Nis 2013

İrem Tok / Rüzgarın Tersi


Benim gibi yabancı diyarların çocuğu olan arkadaşım H.'nin bir cümlesi, hayatımdaki önemli mottolardan biri haline geldi: ''Ben İstanbul'da hiç bir şeye yetişemiyorum.''

Bizim gibi büyük şehir çocuğu olmayanlar için, İstanbul'daki hayat zaman zaman ''overwhelming'' olabiliyor. Gerçi burada büyüyenler için de aynı şey geçerli, o başka bir hikaye. Kaçırdığımız, katılamadığımız, yetişemediğimiz, izleyemediğimiz, okuyamadığımız o kadar çok konser, sergi, açılış, film, kitap, etkinlik var ki, genelde seçenekler karşısında paralize olup, evde oturmaya karar veriyoruz.

İrem Tok'un Pilot Galeri'deki sergisine gidememem de bir diğer ''Ben İstanbul'da hiç bir şeye yetişemiyorum'' vakalarından biri. Gerçekten çok üzüldüm, çünkü işlerini laptop'umun ekranından bile çok etkileyici buldum. Kendini bir çok farklı disiplinde bu kadar güzel ifade edebilmesi, takdire şayan.





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder