15 Nis 2013

Lacoste 80'inci yaşını kutluyor

Kaynak

Stil sahibi bir insan değilim. Bunu şu açıdan söylüyorum: 27 yaşına geldim ve halen stilimi tanımlayacak kelimeler bulamıyorum.

Belki de kıyafetlerim hakkındaki en güzel tanımı üniversitedeyken arkadaşım R. yapmıştı: ''Bir gün prensessin, bir gün dağınık.'' Neden? Çünkü okula pembe tütü içinde de gittiğim oluyordu, baseball şapkası ve kot şort ile de.

Her ne kadar lise ve üniversite yıllarında ''deneysel'' takılmanın zararını görmesem de, artık neredeyse üç yıldır (kurumsalımsı) iş hayatında yer alan bir insan olarak, stilimi biraz toparlamam gerekiyor. Peki durum böyleyken niçin mint rengi oje sürmekte ısrar ediyorum? Çünkü: çirkinizm. İçimdeki rüküş, genelde şık olmama pek izin vermiyor. En son olarak bu sorunu tamamiyle siyah giyinerek çözmeye başladım. Kışın çoğunu siyahlar içinde geçirdim (eskiden kış renklerim siyah - gri - beyaz idi, bu sene gri ve beyazı da tedavülden kaldırdım).

Bu kadar şeyi de şunun için anlattım: stilim bir çok şekilde tanımlanabilir; fakat olmadığı tek şey var, o da ''preppy''. Peki buna rağmen neden hayatta en çok sevdiğim markalardan biri Lacoste? Biri bunu bana açıklasın.

Diğer yandan, aslında açıklamaya fazla gerek yok. Lacoste'un kalitesinden asla ödün vermeyerek, hep aynı çizgide durması ve bu kaliteye karşılık olarak fiyatlarını makul tutması, bence bir süper olay. Bu yüzden 80'inci yılını kutlar, birlikte daha nice 80 yaşlar görmemizi dilerim (bilim insanlarının önümüzdeki yıllarda ömür uzatıcı bir takım icatlar çıkaracağına eminim, bizim jenarasyonumuzun 150'li yaşları göreceğini tahmin ediyorum). Happy 80, Lacoste.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder