16 Kas 2013

PRADA Racing (Castello Cavalcanti)

Wes Anderson, PRADA için bir kısa film çekmiş. Ve fakat, film PRADA ve/veya kıyafetleri ile ilgili değil, hatta PRADA ismini sadece kısa bir anlığına görüyoruz. Miuccia Prada ve Wes Anderson'un dehaları birleşince, elbette görsel olarak müthiş güzel bir iş çıkmış ortaya, ki zaten başka türlüsünü de beklemezdik. Canım spaghetti çekti.


15 Kas 2013

Sarah Eisenlohr / Comfort kolaj serisi

Beni ve sanat zevkimi (sanat zevki? ÇOK elit bir hayat yaşıyorum belli ki) az biraz tanıyan herkes (=ghost), Sarah Eisenlohr'un işlerini beğeneceğimi kolayca tahmin edebilir. İyi yapılmış, güzel kolajlar görünce, hipnotize olmuşa dönüyorum. Zaten kış geliyor, resimlerin havası da mevsime uygun.


14 Kas 2013

Sampha / Too Much

Young Turks Records'u sadece ismi itibariyle değil, hayatımıza xx ve SBTRKT gibi grupları soktuğu için çok severiz. En yeni Young Turks keşfim ise Sampha. ''Too Much''ı ilk dinleyişimde, baştaki piyanoyu sıkıcı bulup, neredeyse kapatıyordum, ki vokaller başladı ve ben şarkıyı loop'a aldım. Sen de yap, güzel oluyor.


13 Kas 2013

Kedi maniküründen Batman çıkması

Bu yazıyı okuyup, oradaki kedi manikürüne aşık olduktan sonra, onu basitleştirerek (yaşasın tembellik!) batman manikürü olarak uyarlayabileceğimi düşündüm. (Batman candır, süper-kahramanlar arasındaki favorimdir.)

Sonuç aşağıda. Pek temiz olmadı, fakat en aşağıdaki fotoğrafta görebileceğiniz üzere, Pharrell yine de onaylıyor ojemi. Süper olay!

(İşlemi de çok kısaca tarif etmek gerekirse: önce bir kat renksiz base coat sürdüm; sonrasında ince fırçalı siyah oje ile tırnaklarımın ortasına bir yarım ay çizdim; bu daireyi normal fırçalı mat siyah oje ile doldurdum (üç kat); son adımda ise ince fırçalı oje ile kulakları çizdim. Bu kadar basit, bu kadar güzel.)



12 Kas 2013

Rei Kawakubo'nun yaratıcılık üzerine manifestosu

Rei Kawakubo, kendini cool kid'lerden sayan herkesin favori tasarımcılarından biri. Bir nevi ''Anti Michael Kors''. Onun tasarımlarını hem finansal, hem de ''kullanacak yeri olmamak'' durumlarından dolayı hiç bir zaman giyemeyecek olsam da, hayata, kadına/kadınlığa ve modaya bakış açısı sebebiyle, onu kendime yakın buluyor ve önünde saygıyla eğiliyorum.

Geçtiğimiz ay yazdığı manifestoyu okuyunca ise, onu daha da çok sevdim. Buyrun, siz de sevin.

+++

Going around museums and galleries, seeing films, talking to people, seeing new shops, looking at silly magazines, taking an interest in the activities of people in the street, looking at art, travelling: all these things are not useful, all these things do not help me, do not give me any direct stimulation to help my search for something new. And neither does fashion history. The reason for that is that all these things above already exist.

I only can wait for the chance for something completely new to be born within myself.
The way I go about looking for this from within is to start with a provisional ‘theme.’ I make an abstract image in my head. I think paradoxically (oppositely) about patterns I have used before. I put parts of patterns where they don’t usually go. I break the idea of ‘clothes.’ I think about using for everything what one would normally use for one thing. Give myself limitations. I pursue a situation where I am not free. I think about a world of only the tiniest narrowest possibilities. I close myself. I think that everything about the way of making clothes hitherto is no good. This is the rule I always give myself: that nothing new can come from a situation that involves being free or that doesn’t involve suffering.

In order to make this SS14 collection, I wanted to change the usual route within my head. I tried to look at everything I look at in a different way. I thought a way to do this was to start out with the intention of not even trying to make clothes. I tried to think and feel and see as if I wasn’t making clothes.

— Rei Kawakubo, October 2013

+++

11 Kas 2013

Hayali Alişveriş Listesi #16: Jeffrey Campbell Clawd Loafer

Bugünün ''Hayali Alışveriş Listesi'' ürününü, biraz zorlasam, alabilir-d-im. Ve fakat, Mayıs ayında ''Fernweh'' diye ağladıktan sonra Avusturya - Gümüşhane - İtalya - (Rock'n Coke) - Mersin - Bursa - tekrar Avusturya - Konya - Ankara gibi bir rota çizmemizin ardından (görmemişin tatili olmuş), Palas'ın finansal durumu pek de pembe görünmüyor. Buna dün aldığım Nixon'u ve önümüzdeki hafta yapacağım Paris seyahatini ekleyince, banka hesabımı cümleyi bitiremeyecek kadar çok üzmüş oluyorum.

Her neyse, görgüsüz gibi para hakkında konuştuktan sonra, sadede geleyim: Jeffrey Campbell gerçek olamayacak kadar güzel zımbalı babaanne ayakkabısı tasarlamış. Onlara sahip olamamanın verdiği acıyı tarif etmek zor. Ben odama çekilip ağlarken, siz siparişlerinizi verin. Beddua etmem, üzülme, kafama sıkar giderim.


10 Kas 2013

FKA twigs / Water Me

Bir kaç gündür FKA twigs hakkında ne düşündüğüme ''karar vermeye'' çalışıyorum. Halen somut bir fikrim yok, fakat şu çok net: sevsen de, sevmesen de, dikkate almak zorunda kalmanı sağlayacak kadar ilginç biri. Bu, müziği, sesi, videoları ve genel görsel imajı için geçerli.



PS: BDSM alt kültüründeki ''Finansal Dominasyon'' ile ilgili bir VICE yazısını okurken, bir yandan kafamda sürekli Water Me çınladı. Ben şarkıyı yanlış anlamış olabilirim, fakat sadece teğetsel olsa da, ikisinin bağlantılı olduğunu düşünüyorum. (Hatalıysam ara.)